Baskılar bir akıştan neden zor satılır
Bir baskı ayrıntı üzerinden alınır. Kağıdın gramajı, kenar boşluğunun genişliği, siyahın gerçekten siyah olup olmadığı. Sosyal medya akışı bunların hepsini kırpar ve işinizi bir reklamın yanına koyar. Sohbetin içinde açılan bir mağaza ise her esere kendi sayfasını verir, sizin seçtiğiniz boyutta ve sizin yazdığınız açıklamayla.
İkinci sorun sonrasıdır. Alıcılar çerçeveleme, gönderi rulosu ve teslim tarihlerini sorar ve bu sorular bir mesaj dizisine düşer. Mağazanız başka bir yerde duruyorsa, bir yerde cevap verip başka bir yerde satarsınız.
Kataloğu boyutların etrafında kurun
Çoğu baskı dükkanı aynı görseli iki ya da üç boyutta satar, kimi zaman çerçeveli ve çerçevesiz. Her birini kendi fotoğrafıyla ayrı bir ürün yapın ya da seçenekli tek bir ürün kullanın ki alıcı size mesaj atmak yerine sayfada seçsin.
Baskıyı masada düz değil, duvarda fotoğraflayın. Alıcı onu bir odada hayal etmeye çalışıyor ve bir ölçek referansı, kağıt dokusunun bir yakın çekimi daha eklemekten çok daha fazla iş görür.
Paketlemeyi ve kargoyu sayfaya yazın
Baskının nasıl gittiğini, rulo mu düz mü, ve ne kadar sürdüğünü yazın. Sert bir rulo ve imzalı bir sertifikaya dair tek bir satır, aksi halde yirmi kez cevaplayacağınız iki soruyu ortadan kaldırır. Bunu açıklamaya koyun, bir yerlerdeki sabitlenmiş gönderiye değil.
İlk satıştan sonra ne yapmalı
Sohbeti saklayın. Paket yola çıkmadan önce bir fotoğrafını gönderin. Baskı alıcıları çoğu kategoriye göre ikinci bir eser için daha sık geri döner ve bu dönüş genellikle yeni bir aramadan değil, aynı sohbetten başlar.
İşiniz sınırlı sayıda basılıyorsa kalan adedi ürün açıklamasında tutun ve satıldıkça güncelleyin. Doğrulanabilen bir kıtlık, iddia edilen bir kıtlıktan daha değerlidir.